10 Ocak 2016 Pazar

Yorum: Lanetli (A Wicked Saga, #1) | Jennifer L. Armentrout


Asıl lanet korkmamaktır. 

Dünyada sadece insanlar yok. En azından, Ivy'nin yaşadığı New Orleans'ta durum böyle. Faeler, insanları onlardan koruyan Düzen'le sürekli savaş halinde. New Orleans'ın çılgın gece hayatını yaşayanlar ise bu savaştan habersiz.Ivy öz anne-babasını hatırlamıyor, üvey anne-babasıyla erkek arkadaşını korkunç bir olayda kaybetti. Artık tek varlığı, Düzen'le birlikte Faelere karşı yürüttüğü amansız savaşı. Ivy çok yakında bazı sürprizlerle karşılaşacak. Ve bu sürprizden hiç de hoşlanmayacak.

Jennifer L. Armentrout, Lanetli ile yepyeni bir maceranın kapısını aralıyor. Şimdi koltuğunuza kurulun ve her sayfasında sizi alıp götürecek Lanetli efsanesini okumaya hazır olun!

Sayfa Sayısı:439
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: DEX
Çevirmen: Aslı Dağlı


Neden böyle bir son ile bitmek zorundaydı? NEDEN? Biliyorum artık alışmış olmam gereken bir durumla karşı karşıyayım ama bu hiç kolaylaşmıyor arkadaşlar.
Öncelikle favori yazarımdan olayları birazcık daha farklı yansıtmasını isterdim. Çünkü diğer serilerindeki kitaplarından birini okuyorum hissini çok aldım. Bu söylediğim, olaylar için geçerli. Karakterleri ise benim gözümde, hep farklı tipler olarak ilerliyorlar. Ren ve Ivy de farklı bir hava vardı. Ayrıca Tink beni benden aldı. O küçük yaratık kitaptaki favorimdi.
Konusundan bahsedersem; Jennifer Fae dünyasına da adım atmış ve bana göre başarılı olmuş olmasına ama bu konuda –olayların ilerleyişi bakımından- bir Karen Marie olamadı. Bunu söylemek beni derinden yaralasa da yapacak bir şey yok… Fae’ler dünyayı istila etmeye çalışıyorlar ve Ivy de onları engellemeye çalışan bir grubun üyesi. Ama bu sefer işin içine Kadimler de giriyor ve olay fena halde karışıyor. Ren de tam bu sırada ortaya çıkıyor. –nedense hiç şaşırtmadı.- Sıra dışı bir kişiliği vardı. İnsanlara yaklaşım biçimi ve ıvy ile olan ilişkisinde “keşke benim olsa” dedirten türdendi. –İnanının bu da hiç şaşırtmadı! J

Bir de Ivy'i Cesur -Animasyon- filmindeki Merida'ya benzetmesi kahkaha atmama neden oldu. Çünkü gözümün önüne sürekli o kız geldi. Tam 12'den vurmuş Ren.

"Sen gerçekten Merida'sın."
"Merida da kim?"
Dudağının bir kenarı yukarı doğru kıvrıldı. "Cesur filmindeki..."
"Kabarık kızıl saçlı kız. Anladım. Teşekkürler. Kazığı sana gerçekten saplayacağım."

Kitabın ilk sayfaları biraz sıkıcıydı. Bu da benim için bir ilk çünkü hiçbir jenny kitabı bana bunu söyletmemişti.. Ama daha sonra toparladı ve hızla beynime üşüşen düşünceler, heyecanlanmama neden oldu. Aslında birileri çok şey saklıyormuş. Beklenmeyen kişiler de şaşırtıcı ve üzücü davranışlar sergiledi. Gerçi belli bir sayfadan sonra hiç şaşırmadım, genel olarak birkaç tane iyi ters köşe vardı ama o klasik yine oldu. Ne dediğimi kitabı okuyunca anlayacaksınız. Yani illa birisi İMKÂNSIZ olmak zorundaymış gibi. Başka yerlerden vurun beni sevgili yazarlar. Bunlar artık bağışıklık kazandığım ve tanıdık şeyler! Son olarak kitabın isminin neden Lanetli olduğunu anladım. Bunun sebebi Ivy. Kız resmen acı çekmek için yaratılmış bir karakter bence. Benden bu kadar ipucu gençler gerisi için alıp okumanız lazım. 4/5


Bu da Merida :)


Hiç yorum yok: